Üyelik: Bugün: 0 Dün: 0 Bekleyen Üyelik(ler): 3 Toplam Üye Adedi: 581 En Son Üye:
zdervisoglu En Fazla Bağlı: Misafir(ler): 121 Üye(ler): 18 Toplam: 139 Şu An Bağlı: Misafir(ler): 12 Üye(ler): 0 Toplam: 12
KULAGINIZA KÜPE OLSUN
- Fiyat hareketleri ile birlikte işlem miktarlarını da izleyin. Fiyat ile işlem miktarının birlikte artması alış sinyalidir. Yükselişin devam edeceğini gösterir. Fiyat azalırken, işlem miktarının artış göstermesi satış işaretidir. Kararsız fiyat hareketlerinde işlem artıyorsa, fiyatın yönü belli olana kadar bekleyin.
BORSAİSTANBUL KURULUŞ
BORSA İSTANBUL KURULUŞ 15 TEMMUZ 2006 KURUCU ; SUAT SABAH
BEKLENENİN TERSİNİ YAPIN
Beklenenin tersini yapın. Piyasada beklenen bir olayın, beklenen reaksiyonu görmemesi al/sat sinyalidir. Beklenen olumlu bir haberin açıklanmasından sonra fiyatlar hala yükselemiyorsa, düşüş olacaktır. Olumsuz olay ve haberler piyasayı aşağı doğru etkilemiyorsa, yükseliş olacaktır.
Küresel krizin tüm piyasaları derinden sarstığı 2008’in sonu yaklaşırken, 2009’da piyasalarda toparlanma yaşanabileceğine işaret eden gelişmeler dikkat çekiyor.
Tüm varlık sınıflarının sert bir şekilde değer kaybettiği 2008’in sonuna yaklaşılırken, piyasalarda 2009’a ilişkin göreceli bir iyimserlik oluştuğu gözleniyor. Uzmanlar kredi krizinden önceki boğa piyasası günlerine hemen dönülmesini öngörmese de piyasalarda bir toparlanma bekliyor.
Uzmanlara göre, küresel ekonominin 2009’da en az birkaç çeyrek daha kötüleşmesi beklense de, finansal piyasalar bunu fiyatlandırdı. Diğer yandan, yatırım döngülerinin genelde ekonomik döngülerden daha önce iyileşmeye başladığına dikkat çekiliyor.
Barclays Wealth’ten Yatırım Stratejisti Michael Dicks, yatırımcılarına gönderdiği 2009 beklentilerine ilişkin bir raporda şu ifadelere yer verdi: “Hisse senedi ve kredi piyasaları genelde ekonomik döngünün bir adım önünde hareket eder. Bu nedenle ekonomi 2009’un ikinci yarısına kadar toparlanmasa da, riskli varlık sınıfları ikinci yarıdan önce toparlanabilir.”
Reuters’ın fon yöneticileri ve analistler arasında yaptığı anket de, 2009’a ilişkin iyimser beklentileri yansıtıyor. Ankete katılan uzmanlar, 2009’da gelişmiş hisse senedi piyasalarında yüzde 10 civarı, gelişmekte olan hisse senedi piyasalarında ise yüzde 20 yükseliş bekliyor.
Bu arada 2009 yaklaşırken, piyasalarda son bir buçuk yılda yaşanan çalkantının dibe vurduğuna işaret eden gelişmeler dikkat çekiyor. Küresel ve gelişen piyasalara fon girişiyle ilgili veri sağlayan EPFR Global’e göre, gelişen ülke hisse senedi fonlarına giren net sermaye akışı Aralık ayının ikinci haftasında, Temmuz ortasından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.
“Korku Endeksi” olarak anılan ve S&P 500 endeksindeki çalkantıyı yansıtan VIX Endeksi (Volatilite Endeksi), Ekim’de ulaştığı zirvesinden bu yana yüzde 40 düştü. _________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
_________________ Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir.
Merkez Bankası'nın geçtiğimiz hafta açıkladığı yabancıyatırımcıların elindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi stoku ile net alış-satış tutarlarına ilişkin verilere bakınca hemen aklımıza, Yabancı yatırımcının elinde o kadar çok hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi birikti ki bir satmaya kalksalar rezervlerimiz bu satışı karşılamaya yetmez diye başlayan endişeler geldi.
Önce haftalık bazda yeni açıklanmaya başlanan verilere değinelim. Hisse senetleri ve tahvillerden ne kadar yabancı çıkışı oldu ya da yabancı yatırımcıdan ne kadar alım geldi sorularına yanıt vermek için pekçok varsayım kullanarak, Merkez Bankası ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerini kullanarak hesaplamalar yapıyor; Tahminen bu kadar para girişi olmuş ya da şu kadar para çıkışı olmuş diyorduk. Zira fiyat ve kur hareketlerinden arındırılmış, giren ya da çıkan sermaye miktarı ancak ödemeler dengesi verileriyle birlikte gecikme ile elimize ulaşıyordu.
Farklı tahminlerin sonu
Geçtiğimiz hafta, Merkez Bankası, yabancı yatırımcının elindeki Türkiye'de ihraç edilmiş hisse senetleri ile Hazine bonosu ve devlet tahvili miktarlarının yanısıra, haftalık bazda yabancı yatırımcının alış-satışlarının net miktarını da açıklamaya başladı. Böylece, her araştırmacıdan, farklı varsayımlara bağlı olarak, birbirinden farklı tahminler çıkmayacak.
Eylül ayıyla birlikte, global krizin boyutlarının daha önce düşünülenden derin olduğu anlaşılmaya başlandı. Taşıdığı riski azaltmaya çalışan global yatırımcılar, eylül ayından itibaren riskli yatırım araçlarını terk edip, hızla riski düşük, likid varlıklara yöneldiler. Türkiye gibi riskli sayılan ülkelerden para çıkışı başladı. Yoğun olarak yabancı yatırımcı tarafından taşınan hisse senetleri hızla değer yitirirken, tahviller de yabancı yatırımcı satışlarıyla darbe yedi; ikincil piyasada faizler yükseldi.
9.4 milyar $ uçtu
Merkez Bankası'nın verilerine göre, krizin ağırlaşmaya başladığı eylül ortalarından, Merkez Bankası'nın kasım ayındaki beklenmedik faiz indirimi arasında, yabancı yatırımcılar yaklaşık 5.4 milyar dolarlık tahvil ve bono satmış. Satışlar başlamadan önce yabancı yatırımcının 31 milyar dolar tutarında tahvil ve bonosu vardı. Peki, şimdi elde kalan portföy tutarı 25.6 (31-5.4) milyar dolarlık bono mu? Hayır, faiz indirimlerinin başladığı kasım ayının üç haftasında yabancı yatırımcının elindeki bono tutarı sadece 16.2 milyar dolar. Geri kalan 9.4 (25.6-16.2) milyar dolar ne oldu? Uçtu. Evet, uçtu. Kur ve fiyat farkından dolayı, elde kalan kağıtlar Eylül başında ettiğinden 9.4 milyar dolar daha az ediyor.
Varlık değeri de düştü
Benzer bir şekilde hisse senedi piyasasında, 43.4 milyar dolarlık yatırımı olan yabancı yatırımcılar, takip eden 11 hafta boyunca toplam 1.9 milyar dolarlık satış yapmalarına karşın, dönem sonunda ellerinde kalan hisselerin değeri 21 Kasım itibarıyla sadece 16.7 milyar dolar. Demek ki yabancı yatırımcının 26.7 (43.4-16.7) milyar doları uçmuş. Daha önce daha fazla para eden senetler, artık yeni fiyatlarla o kadar para etmiyor.
Bir kez daha görüldü ki, yabancı yatırımcının elindeki tahvil ve hisse senetlerinin belli bir tarihteki ederine bakıp, Bu kadar para bir gün çıksa diye başlayan tümcelere aldırmamak gerekiyormuş; yabancılar satışa geçince rezervlerimiz tükenmezmiş. O kadar para çıkmaya kalkınca, ne hisse senedi fiyatı, ne tahvil-bono fiyatı, ne de dolar kuru aynı yerde kalmıyor. Gördüğümüz gibi iyi zamanlardaki stokun yüzde 10'u bile satılsa, çok önemli kayıplar sözkonusu oluyor. Yabancılar satarsa, faizler yükselir, borsa düşer demek başka; Rezervlerimiz tükenir, borç ödeyemez duruma düşeriz saçmalığı başka... _________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
Turkcell CEO'su Süreyya Ciliv, Turkcell'in 2009
yilindaki büyümesinin 2008'in altinda olabilecegini ama büyümeye kesin
kararli olduklarini söyledi.
Turkcell'in 2008 yili finansal ve operasyonel performansini
degerlendirdigi toplantinin ardindan Ihlas Haber Ajansi'na özel
açiklamalarda bulunan Ciliv, 2008'de TL bazinda yüzde 8 büyüyen
Turkcell'in 2009 büyüme hedefine iliskin olarak, "Gerçekten çok zor
bir yildi. Dünyada tarihi bir ekonomik kriz yasaniyor. Bunun dünyadaki
bütün ülkelere etkisi var, Türkiye'ye de etkisi var. Içinde
bulundugumuz krizin Ukrayna'ya, Belarus'a çok ciddi etkisi oldu. Çok
zor sartlara ragmen Turkcell 2008'de basarili bir
performans sergiledi. Bahsettigimiz gibi gelirimiz yüzde 8 artti TL
bazinda ve TL'deki net karimiz yüzde 32 artti. Operasyonel karlilikta
yüzde 1,8 gibi küçük bir düsme oldu bu zor sartlarda, fakat abone
kazanmaya devam ettik" dedi.
Türkiye'de 37 milyon aboneye ulastiklarini ifade eden Ciliv, bu
rakamin Turkcell'i Avrupa'nin en büyük ikinci operatörü yaptigini
belirterek, "Diger 8 ülkedeki faaliyetimizle birlikte abone sayimiz 62
milyona ulasti. 2009'da bu zor dönem devam edecekmis gibi gözüküyor bu
dünyadaki global kriz yüzünden. Fakat biz de bu sektörün gelecegine,
Türkiye'nin gelecegine, içinde bulundugumuz operasyonumuzun oldugu
ülkelerin gelecegine çok inaniyoruz. O yüzden 2009'da yatirimlarimizi
artirmayi planliyoruz. Su anda
yatirimlarimizi 1,6 milyar dolar olarak planladik. Bunun da ciddi bir
kismi, 1,3 milyar dolarlik bir kisminin Türkiye'ye yapmayi
planliyoruz. Türkiye ekonomisine 1,3 milyar dolarlik bir katkimiz
olacak. Bu kriz döneminde yatirimlarimizi artirmamiz ekonomiye bir
canlilik getirebilir diye moral buluyoruz. Kendi büyümemize gelince
2009'daki büyüme 2008'in altinda olabilir ama büyümeye kesin
kararliyiz" seklinde konustu.
Turkcell'in mevcut çalisan sayisi ve 2009'da istihdam saglanmasina
iliskin olarak Ciliv, Turkcell'in çalisan sayisi 11 bin civarinda
oldugunu belirterek "Önümüzdeki dönemde mesela Diyarbakir'da su anda
400 tane çalisanimiz var, 2009'da bu rakamin bin'e yaklasmasini
planliyoruz" diye konustu.
Turkcell'in diger sirketlerinde de büyümeyi planladiklarini belirten
Ciliv "Fakat bunun yaninda daha önemlisi olan 1,3 milyar dolarlik
Türkiye'ye yatirim. 1,3 milyar dolarlik yatirim sayesinde birçok Türk
firmasi Turkcell'le birlikte isini büyütebilecek. Orada 10 binlerce
kisiye is imkani yaratiyor olacagiz. Sunu da unutmamak lazim,
Turkcell'in bir eko sistemi var, Turkcell'den çalisan bu 11 bin
kisinin yaninda 50 bin kisilik bir eko sistemimiz var. Bayilerimiz
var, Turkcell iletisim merkezinde çalisan
binlerce insan var, is ortaklarimizla çalisan binlerce insan var.
Bütün sistemde 50 bine yakin kisiye istihdam sagliyoruz. Bu rakam
artan yatirimla ciddi bir sekilde artacak" dedi.
KRIZDE SATIN ALMA FIRSATI KOLLUYORUZ
Yurt disinda Turkcell'in yatirim firsatlarini arastirirken belirli
bir ülke belirlemesine iliskin olarak Ciliv, "Turkcell'in güçlü bir
nakit pozisyonu olmasi yüzünden ve dünyadaki finansal ekonomik kriz
yüzünden fiyatlarin düsmesi nedeniyle bazi ülkelerde yeni firsatlar
uygun fiyatlarda çikabiliyor, biz de mali yönden güçlü oldugumuz için
bu firsatlari degerlendirme pozisyonunda olacagiz. Bu firsatlari
ekiplerimiz degerlendiriyor. Degerlendirdiklerinde bunlari yönetim
kurulu kararlariyla destekleyip bu
satin almayi gerçeklestirebiliriz. Fakat su anda spesifik olarak
hiçbir ülkeden bahsetmek pozisyonunda degiliz" diye konustu.
2009'da karlilik performansinin nasil olacagina iliskin olarak
Ciliv, "2008'deki karlilik oranlari çok güçlüydü, 2009'da bunu devam
ettirecegimizi düsünüyoruz fakat sunu da göz önünde bulundurmamiz
lazim kriz yüzünden, artan rekabet yüzünden, çesitli yapacagimiz
yüksek yatirim yüzünden karlilik oraninda yüzde birkaç düsme olabilir"
dedi.
Avea'nin Fenerbahçe ile yaptigi anlasmayla Fenercell'i hayata
geçirmesi karsisinda Turkcell'in de böyle bir projesi olup olmadigina
iliskin olarak Ciliv, "Turkcell de buna benzer programlari
degerlendirecek. Fakat biz sunun da çok farkindayiz. Mesela NVO
programi gerçeklesirse, orada çesitli segmentlere odakli, baska
firmalarla isbirligi yapabiliriz. O günleri dört gözle bekliyoruz,
fakat iletisim, telekomonikasyon, teknoloji gerçekten çok kompleks,
kapsamli, odakli ve büyük yatirimlar gerektiren bir is.
O yüzden Turkcell olarak degisik firmalar, degisik çözümler, degisik
programlar, kampanyalar yapabilirler fakat Turkcell olarak bizi
müsterilerimize en uygun teknolojileri en uygun fiyatlarla sunmaya
devam edecegiz, o yüzden müsterilerimizin tercihi olacagimiza
inaniyoruz" seklinde konustu. _________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
CREDIT SUISSE, GELISMEKTE OLAN PIYASALAR IÇINDE TÜRK HISSELERININ AGIRLIGINI DÜSÜRDÜ
Credit Suisse, gelismekte olan piyasalar içinde Türk hisselerinin
agirligini düsürdü.
Credit Suisse'nin konu ile ilgili raporuna göre, Türk hisseleri
için tavsiye 'Piyasa Üzeri Getiri(Overweight)'den 'Piyasaya Paralel
Getiri(Marketweight)'ye çekti.
Credit Suisse, gelismekte olan piyasalardaki finans sirketleri
içinde Türk Bankalarini tercih etmeyi sürdürdügünü teyit etti.
Sirket ayrica, tercih edilenler listesine Tekfen yerine Turkcell'i
aldigini duyurdu. _________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
SANAYI VERILERI TL IÇIN KÖTÜ HABER, KURDA ASIRI HAREKETLER MB'NIN FAIZ INDIRIMLERINI ASKIYA ALMASINA NEDEN OLABILIR-GOLDMAN
Goldman Sachs, Ocak ayi sanayi üretiminde düsüs yasandiginin tahmin edildigini ancak, yillik bazda yüzde 10-15 düsüsün beklenen bir gelisme olmadigini belirterek, bunun TL için kötü bir haber oldugunu vurguladi. Bu olumsuz haberlerin TCMB'nin para politikasi durusunda degisiklik yaratmayacagini tahmin eden Goldman Sachs, sadece kurda asiri dalgalanma yasanmasi halinde TCMB'nin faiz indirimlerini askiya alabilecegini ifade ediyorlar. Analistler, faizlerin tekrar artirilmasinin ise TCMB'nin basvuracagi son çare olacagina inaniyorlar.
_________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
General Finans Menkul Degerler (www.gfc.com.tr) Tarafindan Hazirlanan Günlük Bülten: "IMKB - IMKB 100 Ulusal endeksi %0.71 oraninda gerileyerek 23452 seviyesinden kapandi. Islem hacmi 940 Milyon TL olarak gerçeklesti.Ilk 5 kurum bazinda para çikisi 22.50 milyon TL olurken ISCTR, HALKB ve AEFES para çikisinda dikkat eçeken hisseler oldu. VAKBN, TUPRS ve TKFEN ise para çikisinin yogun oldugu bu günde para girisi olan hisseler olarak dikkat çektiler. IMKB endeksi güne içinde yurtdisi paralel bir seyir izlerken yurtdisinda satislarin hizlanmasi içeride IMKB’ye satis getirdi. Yurtdisi piyasalardaki olumlu kapanislar bugün için açilista IMKB’nin pozitif bir seyir izlemesine neden olacaktir. Endeksin bugün için önemli destek seviyeleri 23200 ve 23000 olurken , endeksin önemi direnç seviyeleri 23800 ve 24000 ana direnç seviyesi olacaktir. Yurtdisi piyasalara paralel seyrin izlenmesini bekledigimiz bu günde IMF ile ilgili açiklamalar piyasalarin yönü konusunda belirleyici olacaktir. Döviz USDTRY paritesinde 1.68 seviyesinden gelen tepki alimlari etkili olurken EURUSD paritesinin 1.30 seviyelerin üzerinde olmasi dahi USDTRY paritesinin 1.68 seviyelerinin asagi kirilmasina neden olamadi. 1.68 seviyeleri yükselen kanalin alt bandi olmakla beraber bu seviyenin asagi kirilmamasi halinde buralardan tekrar yukarieviyelerinden islem görürken 10 senelik US-Tbills ile arasindaki spread 567 bps oldu. Yurtdisi Piyasalar Dow Jones günü %2.48 yükselisle kapatirken bunda beklentilerden iyi gelen konut baslangiçlari datasi etkili oldu. Son 1 senenin en iyi konut baslangiçlari datasi gelirken hala datalarin normale döndügünü söylemek için çok erken gözüküyor. Perakendecilere ve teknoloji sirketlerine gelen alimlar piyasalari yukari götürürken insanlarin yavas yavas yorumlarinda bazi hisseler için alim önermeleri piyasalarda morallerin düzeldigi olarak görülebilir. 10 senelik US-Tbills gelen satislarla 2.99 seviyelerine yükseldi. Altin 910 USD civarlarinda islem görürken petrol fiyatlari gerilemeye devam ediyor. Piyasalardaki oynakligi ve endiseyi gösteren VIX endeksi yükselerek 40,80 seviyelerine geldi. 40 seviyesinin asagi yönlü kirilmasi piyasalarin normallesmeye basladiginin göstergesi olarak kabul edilebilir. Bugün Asya piyasalarinda alicili seyir devam ederken son 4 günlük yükselis trendi devam ediyor. Bu yükseliste Japon Merkez Bankasi’nin daha çok devlet tahvilini bankalardan geri alabilecegini söylemesi ve Amerika tarafindan gelen datalar etkili oldu. 10:15 – ISVIÇRE Perakende Satislar - Yillik (Subat) – Önceki Veri: %3.6 / Beklenti: m.d. 11:30 – INGILTERE BoE toplanti tutanaklari açiklanacak 14:30 – ABD TÜFE (Subat) – Önceki Veri: %0.3 / Beklenti: %0.3 14:30 – ABD TÜFE - Çekirdek (Subat) – Önceki Veri: %0.2 / Beklenti: %0.1 14:30 – ABD Cari Denge (Subat) – Önceki Veri: -$174 milyar / Beklenti: -$137 milyar 20:15 – ABD FED Faiz Karari – Önceki Veri: %0-0.25 / Beklenti: %0-0.25"
_________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
AVRUPA MERKEZ BANKASI FAIZ ORANLARINI 25 BAZ PUAN INDIRDI
Avrupa Merkez Bankasi(ECB) faiz oranlarini 25 baz puan indirdi. ECB'nin bugünkü Icra Kurulu'nun toplantisinin ardindan, faiz oranlarinin yüzde 1.50'den yüzde 1.25'e çekilmesi karari verildi. Analistler, ECB Para Politikasi Kurulu'nun faiz oranlarini 50 baz puan indirecegini tahmin ediyorlardi. Banka en son Mart ayinda faiz oranlarini 50 baz puan indirmisti. Avrupa Merkez Bankasi'nin bir sonraki toplantisi 7 Mayis tarihindeyapilacak. Avrupa Merkez Bankasi (ECB) Baskani Jean-Claude Trichet TSI 15:30'da bir basin toplantisi düzenleyerek, toplanti ile ilgili açiklamalarda bulunacak. _________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
İzmir’de 12’incisi yapılan ’İş’le Buluşmalar toplantısına katılan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Açık kredi gibi kullanılan kredi kartının faizinin düşük olmasının caydırıcı olacağını düşünmüyorum. Kredi kartı sorunu, bankacılık krizi haline sokulmamalı dedi.
TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Böyle bir ortamda özellikle açık kredi gibi kullanılan kredi kartının faizinin düşük olmasının caydırıcı olacağını düşünmüyorum. Kredi kartı sorunu, bankacılık krizi haline getirilmemeli dedi. Türkiye İş Bankası’nın Dünya Gazetesi işbirliği ile gerçekleştirdiği İş’le Buluşmalar toplantılarının 12’incisi İzmir’de yapıldı. Toplantıda, kredi kartı faizlerini de değerlendiren Ersin Özince, Çare, toplumun alışkanlıkları. Çareyi kredi kartlarında görmemek lazım. Faizin yüksekliğini savunacak değilim. Düşük olursa banka daha kazançlı da çıkabilir diye konuştu.
Sorun kredi kartlarında
Tüketici kredilerinin çoğunda sorun yaşanmadığını söyleyen Ersin Özince, şöyle konuştu: Kredilerimizin üçte ikisini büyük şirketler, KOBİ’ler kullanıyor. Kredi kartlarında sorun var. İşsizlik bu konuda sorun yaratabilir. İstikrarlı politikalar götürmek isteyen bankalar ödeme yapmak isteyenlere yardımcı olabilir. Bankaların kaynakları sonsuz değil. Her borçlu o zaman bu koşulları ister. Borçlular arasında işini kaybedenler olabilir. İş Bankası olarak ödeme imkanı varsa, ışık varsa, yeniden yapılandırıyoruz.
Kriz artık yoruluyor
Ersin Özince, krizin dibinin ABD’nin göstereceği gelişmelere bağlı olduğunu belirterek, Krizin yorulmakta olduğunu düşünüyorum dedi. Özince, sözlerine şöyle devam etti: Kimseyle polemiğe girme lüksümüz yok. Ülke olarak polemikle değil, çözümle uğraşmalıyız. Krizin yorulmak üzere olduğunu düşünüyorum. Birçok ülkede binlerce sağlıksız, küçük banka var. Belki çoğu ticaretten çekilecek.
Döviz kredileri azalıyor
Özince, şunları söyledi: Şubatta kredinin arttığı doğru değil. Döviz kredileri azalmaya devam ediyor. Türk lirası krediler yerinde sayıyor. Mevduat yağmıyor ki bize size ucuz kredi verelim. Sorunlu krediyle karşı karşıyayız. Küçük esnafta, kredi kartlarında, ve tarım kredilerinde sorun var ama gayrimenkul kredilerinde sorun yok. Şimdilik idare ediyoruz. Sistemli kredi isteniyorsa mevduatta da yardım denilmesi lazım. Para ne kadar uzun vadeye giderse kredi faizine de yansıma o kadar olur.
İzmir’de birinciyiz
İş Bankası’nın İzmir’de nakdi kredilerde 2008 yılında birinci sırada yer aldığını söyleyen Ersin Özince, şöyle konuştu: Geçen sene İş Bankası kredilerde yüzde 40 seviyesinde büyüdü. İzmir’de nakdi kredilerde 2007 sonunda 3’üncü sıradaydık. 2008 sonunda birinci sıraya geldik. Pazar payımız yaklaşık yüzde 13. Mevduatta yüzde 16 payla ikinci konumdayız. Mevduattaki payımız yüzde 16 civarında. İhracatta ise yüzde 14’e yakın daha iyi bir yapımız var.
Günü kurtarmaya dönük önlemler işe yaramadı
EGE Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, geçmişte atılmayan adımların acısını bugün sanayicilerin yaşadığını söyledi. Sorunların çözülmesi noktasında günü kurtarıcı politikalar izlendikçe, geleceğe dair beklentilerin de kötüleştiğini belirten Yorgancılar, şöyle konuştu: Günü kurtaran politikaların en acı sonuçlarından biri de, 15.5 işsizlik oranı ile OECD ülkeleri arasında işsizlikte birinci sırada yer almamız. İşsizliğin azaltılması, OECD ortalamalarının üzerindeki vergi yükü azaltılmadığı ve özel sektörün istihdam yaratması yönünde düzenlemeler yapılmadığı sürece, gelecek dönemde de mümkün olamayacak. KOBİ’ler de iflas erteleme yolunu seçecek noktaya geldi, adeta köşeye sıkıştı. Kısa vadeli tedbirlerle sonuca ulaşmak mümkün değil. Bizim tek endişemiz ülkemizde telafisi mümkün olmayan sonuçları ortaya çıkaracak durum ve olayların olmasına istenmeden de olsa müsaade edilmesidir. 2009«a dair umutlarımızın, hükümetimizin tüm sektörlerimizi kapsayan üretime yönelik acil tedbirleri uygulamasına bağlı.
Kredi bulmak zorlaştı
Bankalarımızın ve şirketlerimizin dış finansmanda zorlandığı bir süreçten geçiliyor diyen Ender Yorgancılar, sözlerine şöyle devam etti: Uluslararası finansal krizin yaşandığı bu dönemde kredi bulmanın çok kolay olmadığı gerçeği gizlenmemeli. Yurtiçi kredilerde de, finansmana erişim oldukça zorlaştı. Merkez Bankası tarafından her 3 ayda bir yayınlanan 'Banka Kredileri Eğilim Anketi’nde bankaların kredi kullandırmada KOBİ«lere karşı daha katı davrandığı ortaya çıktı. Bu noktada bankalarımızdan reel sektöre destek olmasını talep ediyoruz.
Kredilerimizi daraltmadık daraltmayı da düşünmüyoruz
TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Kayhan Söyler, iş dünyasının yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Söyler, Ekonominin yüzde 30-40 daraldığı dönemde biz kredilerimizi daraltmadık. Daraltmayı da düşünmüyoruz. Eğer gerekliyse, uygunsa hem proje hem piyasa olarak firmanın düzeni açısından yanınızda olmaya hazırız dedi.
Artık derenin taşıyla derenin kuşu vurulmuyor
İZMİR Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, 1980«li yıllarda derenin taşı ile derenin kuşunu vurdukları dönemlerden geçtiklerini hatırlatarak, şunları söyledi: Çoğunluğumuz, o dönemler derenin taşı ile derenin kuşunu vuruyorduk. Önce borçlanıyor ardından yatırım yapıyorduk. Pek çoğumuzda batıp çıkarak bugünlere gelebildik. Artık bizim gibi tarihsel ve yapısal sorunları olan ekonomiler için zor günler başlıyor. Yeni döneme geçmek için kendi tasarruflarımızın ağırlıkta olduğu, ayağı yere basan projelerle yeniden yatırım heyecanını başlatmakta bizim görevimiz. Bu nedenle yeni yatırım araçlarına ihtiyacımız var.
Türkiye’nin geleceği inovasyonda
ECZACIBAŞI Topluluğu CEO’su ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Karamercan, Her krizin sonu var. İlelebet krizde yaşamayacağız. Herşeyi devletten beklemememiz gerektiğini biliyoruz dedi. İnovasyonu Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek tek unsur olarak gösteren Karamercan, şöyle konuştu: İş gücümüzün ucuzluğuna güvenmemiz yeterli değil. Daha ucuz olacak ülke olacaktır. Gençlerin iştahlı olduğunu görüyorum. Potansiyelin çok yüksek olduğunu görüyorum Türkiye’de. Sanayi stratejimizi inovasyon odaklı geliştirmemiz gerekiyor. Kamuda da bu yönde bilinçlenme oluşuyor. Bölgesel, sektörel teşviklerle artık bir yere gitmenin olmadığını Türkiye«nin görmesi gerekiyor.
Kriz çok efendi, dürüst göstere göstere geldi
BAHÇEŞEHİR Üniversitesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taner Berksoy, ’Krizin neresindeyiz’ konulu konuşmasında, krizi algılaması gerekenlerin uzun süre krizi algılamamaları nedeniyle krizden ağır etkilenildiğini vurguladı. Krizin neresinde olduğumuzu bilmiyorum ama henüz dibe vurmadık diyen Berksoy, şöyle konuştu: Dibe doğru hareketimizin yavaşladığını biliyorum. Esas hızlı kısmını 2008 yılının son çeyreğinde geçtik. 2009’un birinci çeyreğinde de hemen hemen 2008’in son çeyreğine benzer bir hızla hareket ettiğimizi düşünüyorum. Büyüme hızı yine negatif olacak ama 2008’in son çeyreğinden daha küçük olacak. Eksi 6.2 dünyada iki ya da üçüncü sıradayız. Biz 2001 kriz çıkışını hızla çıktık. Biz aslında bu krize yavaşlama döneminde yakalandık. Büyüme ivmesini yavaş yavaş kaybeden bir ekonomiyi etkiledi. Krizi doğru algılaması gerekenler krizi uzun zaman doğru algılamadılar. Bu nedenle de etkileri derin oldu. 2007 yılının sonundan itibaren fırtınanın geldiğini anlamamız gerekiyordu. Çok efendi, dürüst göstere göstere gelen bir krizdi. Cumhurbaşkanlığı seçimi, parti kapatma davası, yerel seçim vardı.
Kriz Türkiye’nin önüne yeni fırsatlar çıkardı
DÜNYA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Rüştü Bozkurt,’Yeni dönemin fırsatları’ konulu konuşmasında, krizin getirdiği fırsatları şöyle anlattı: Bu kriz Türkiye’nin önüne inanılmaz fırsatlar çıkardı. Krizden sonra karşılaştırmalı üstünlüğü olmayanlar, zengin ülkelerden üretim yeni mekanlarına göç edecek. Türkiye bu göçte cazibe merkezi olmaya aday tek ülke. Ekonomik değer üretemeyenler elenecek. Kendini çevresini sorgulayan ve gelecek kurgulayan ayakta kalacak. Krizler bir ülkenin evinin içini süpürmesi için fırsatlar yaratır. Kriz rüzgarıyla inanılmaz reformlar yapabilir. Sadece siyasi iradeye bakmamak lazım. Sivil toplum örgütleri olarak proje üretmeliyiz. Türkiye örgütlü tarım işletmeciliğine geçiş için iyi bir fırsat yakaladı. Banyo, seramik ve sağlık gereçlerinde, mobilyada bir numara olma şansımız var. Makine imalatı ve yedek parça birikimini kullanabiliriz.
_________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
Tüketici Güven Endeksi, Nisan ayında Mart ayına göre yüzde 8 arttı
Tüketici Güven Endeksi 2009 yılının Nisan ayında yüzde 8 arttı. 2009 yılı Mart ayında 74,77 olan Tüketici Güven Endeksi, 2009 yılının Nisan ayında Mart ayına göre yüzde 8,00 oranında artarak 80,75 değerine yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen Aylık Tüketici Eğilim Anketi, tüketicilerin harcama davranış ve beklentilerini değerlendiriyor.
Endeksin 100'den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100'den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum, 100 olması ise tüketici güveninde ne iyimser ne de kötümser durum olduğunu gösteriyor.
Güven endeksindeki artış, tüketicilerin mevcut ve gelecek dönem satın alma gücü, gelecek dönem genel ekonomik durum, gelecek dönem iş bulma olanakları ve mevcut dönemin dayanıklı tüketim malı satın almak için uygunluğuna dair değerlendirmelerinin iyileşmesinden kaynaklandı. _________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
OTOMOTIV SEKTÖRÜ, HÜKÜMETE 3 AYAKLI YENI BIR PAKET SUNDU-VATAN
Otomotiv sektörünün uzun zamandir talep ettigi ve sektöre nefes aldiracak 3 ayakli paket, ekonomi yönetiminin önüne geldi. Otomotiv sektörünün Sanayi Bakani Nihat Ergün’e sundugu ve Bakan tarafindan Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun gündemine getirilen 3 ayakli önlem paketi, “16 yas üzeri araçlara hurda indirimi, sektöre taninacak 1 yillik vergi ertelemesi ve sektörde çalisanlar üzerindeki vergi yükünün, yüzde 3 faizle 1 yil ötelenmesi” taleplerinden olusuyor. Vatan Gazetesi'nin haberine göre, Otomotiv sektöründe 15 Haziran’da sona erecek olan ÖTV indirimiyle ilgili telas baslarken, sektör temsilcileri yeni getirilecek önlemlerle ilgili hükümet nezdinde girisimlerini artirdilar. Söz konusu önlem talebi hem önceki haftaki hem de dünkü EKK toplantisinda ele alinirken, ekonomi yönetiminin “vergi ertemelesi” ve “prim ötelemesi”ne sicak bakmadigi ancak “hurda indirimi”yle ilgili maliyet-getiri analizi kapsaminda çalisma yapildigi ögrenildi. Ekonomi yönetiminin gündeminde, bir yili askin süredir üzerinde çalisilan ve mevcut tesvik sistemini tamamen degistirerek, yerine bölgesel, sektörel ve büyük yatirimlara dayali yeni tesvik sistemi kapsaminda otomotiv ayri bir baslikla ele aliniyor. Edinilen bilgilere göre, öncelikle istihdam yaratan otomotiv ve insaat gibi sektörler için hayata geçirilecek tesviklerin maliyetinin hesaplanmasina baslandi. Otomotivde halen süren ÖTV indiriminin uzatilmasi düsünülmüyor. Bu noktada otomotivciler de 16 yasin üzerindeki aracini hurdaya çikarip yeni araç alanlara 2 bin 500 lira indirim yapilmasini öngörüyor. Halen piyasada 16 yas üzeri araç sayisi 3.8 milyon adet düzeyinde. Ancak sektör, “hurda indirimi”nin otomotivdeki ÖTV indiriminin sona erecegi Haziran ayi öncesi hayata geçirilmesi gerektigine dikkat çekiyorlar. Hükümete sektörlerinin çikis yolu olarak bir tedbir paketi sunduklarini ve daha önce açiklanan ÖTV indiriminin bu paketin yalnizca kurdelesi oldugunu hatirlatan TAYSAD (Tasit Araçlari Yan Sanayicileri Dernegi) Baskani Burhanoglu, “ÖTV indirimi geçici bir çözüm ama otomotiv sektörünün kalici önlemlere ihtiyaci var” diye konustu. Burhanoglu, “Hurda Indirimi”nin yolda oldugunu vurgulayarak, “Haziran’a kadar sonuçlanir diye umuyorum. ÖTV indirimiyle birlikte vakit geçirilmeden 16 yas üzeri hurda indiriminin ve finansal önlemler açisindan Kredi Garanti Fonu’nun geciktirilmeden hemen devreye alinmasi gerektigini düsünüyoruz” dedi. Burhanoglu ayrica, “Firmalarimizin çok ciddi nakit akis problemi var. Bir an önce fon yaratilmasi ya da vergilerimizin makul bir faiz orani ile en az 1 yil ertelenmesi gerekmektedir. Ayrica çalisanlar üzerindeki vergi yükünün de yüzde 3 faizle 1 yil ötelenmesini talep ettik. Bunun için destek ve anlayis talep ediyoruz” diye konustu.
_________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
Tarih: Sal May 26, 2009 9:09 pm Mesaj konusu: erbos
Hocam, Erbosanı hiç inceledinizmi acaba? garip hareketler yapıyor bir gün gidiyor gibi işlem hacmi ile yükseliyor ertesi gün açılıtan itibaren aşağı 5,90-5.55 arası gibi iştirak sattı sermayesinin 2 katı nakit para aldı Yorumunuz varmı acaba ? teşekkürederim.
Son dönemde piyasalarda yaşanan iyimser havayla birlikte yerli yatırımcılar borsaya dönmeye başladı. Son birkaç ay içerisinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na (İMKB) 10 binin üzerinde yeni yatırımcının girdiğine dikkat çeken İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, yabancı yatırımcının günlük işlem hacmi içerisindeki payının da sanıldığı kadar yüksek olmadığını kaydetti.
CNBC-e'nin canlı yayınına katılan Hüseyin Erkan, temmuz ayında günlük işlem hacminin ortalama yüzde 13'ünü yabancıların gerçekleştirdiğini ve bu oranın hiçbir zaman yüzde 25'i aşmadığını söyledi. Son dönemde manipülasyonlar konusunda hızlı hareket ettiklerini ifade eden Erkan, Önümüzdeki dönemde daha da proaktif olacağız dedi. Erkan, manipülasyona karşı özellikle sığ hisselerdeki hareketleri yakından izlediklerinin altını çizdi.
Kapanış seansı geliyor
Açılış seansıyla daha etkin açılış fiyatına ulaştıklarını hatırlatan Erkan, kapanış seansını yapmayı planladıklarını ve gündemlerinde ikinci seansın yarım saat uzatılmasının bulunduğunu söyledi. Yurtdışında bu uygulamanın yaygın olduğunu ifade eden Erkan, Biz de daha etkin kapanış fiyatına ulaşacağız. Seans bitmeden 10 dakika önce seansın durdurulması ve son 10 dakika içinde bütün alım-satım emirlerimin piyasaya girmesi ve en iyi ya da en çok hissenin hangi fiyatla eşleşebileceğinin ortaya çıkması ile belirlenen bir fiyat oluyor dedi.
Erkan ayrıca, İMKB-100 dışında kalan ve likit olmayan kağıtlarda daha etkin fiyat oluşumunu sağlamak amacıyla piyasa yapıcılığı sistemi getirmeyi planladıklarını belirtti. Bu kapsamda belirli kriterleri sağlayan aracı kurumlardan piyasa yapıcıları olmaları ve bu kağıtlarda sürekli olarak alış ve satış fiyatı girmeleri istenecek. İMKB'de ayrıca toplam işlem hacminin yüzde 1'inden daha azını oluşturan en sığ kağıtlarda tek fiyat belirleme seanslarına başlanması planlanıyor.
BİGPARA _________________ burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir
_________________ Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, benim kisisel goruslerime dayanmaktadir.yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir.
Tarih: Prş Oca 21, 2010 2:36 pm Mesaj konusu: KOZAAAAAA
KOZAA-IPMAT
"Bilindiği üzere dolaylı bağlı ortaklığımız Koza Altın İşletmeleri A.Ş. 'nin 60.000.000-TL olan sermayesinin ek satış hakkı dahil toplam %34.50'sine tekabül toplam 20.700.000-TL nominal değerdeki payının ortak satışı ile halka arz edilmesine karar verilmiştir.
Kurulca kayda alınması halinde ve talebe bağlı olarak halka arz edilecek hisseler için fiyat aralığı 36,80 - 46,00 TL olarak belirlenmiştir."
Yatırımcılarımız ve kamuoyunun bilgilerine sunarız
SUAT HOCAM PİYASA BU HABERİ YANLIŞMI ALGILIYORRR!!!BUNUN ANLAMI KOZAANIN HER BİR HİSESİNİN DEĞERİ EN AZ 36, 800 DEMEK DEĞİLMİ???????
Bu forumda yeni konular açabilirsiniz Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayımlanan Seri:V, No:52 Sayılı "Yatırım Danışmanlığı Faaliyetine ve Bu Faaliyette Bulunacak Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çevresinde sunulmaktadır. Burada ulaşılan sonuçlar tercih edilen hesaplama yöntemi ve/veya yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmakta olup, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabileceğinden sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.Yatırımcıların verecekleri yatırım kararları ile bu sitede bulunan veriler, görüş ve bilgi arasında bir bağlantı kurulamayacağı gibi, söz konusu yorum/görüş/bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan www.borsaistanbul.com sorumlu tutulamaz...